SKGM

PROJECT | PROJE: SELCUK CULTURE AND YOUTH CENTER | SELÇUK KÜLTÜR VE GENÇLİK MERKEZİ

YEAR|YIL: 2016

LOCATION | KONUM: SELCUK / IZMIR

PROGRAM | KONU: CULTURAL / KÜLTÜR

CLIENT | İŞVEREN: MUNICIPALITY OF SELCUK|SELÇUK BELEDİYESİ

DESIGN TEAM | TASARIM EKİBİ: GÜRKAN OKTA, BİRGE YILDIRIM OKTA

 

SKGM | SELÇUK

 

Selçuk Kültür ve Gençlik Merkezi (SKGM), kültür kavramını, temsili olmaktan sıyrılarak kentle buluşturan, modern ve yerel sahne sanatlarına ev sahipliği yapan, melez bir üretim mekânıdır. SGKM’nin kültürel üretimi destekleyen ve kentlilerle buluşturan bir merkez olması tasarımın ana hedefidir. Amatör ve profesyonel grupların gösterilerine imkân sağlayacak bu merkezin kent için sosyal ve mekânsal bir bağa dönüşmesi tasarımın ana fikridir. Bu bağlamda SKGM’nin mekânsal kurgusu ikonik bir kütle olmaktansa, kamusal kullanımları, kentsel boşlukları artırarak yapıya ve dolayısı ile kente sızan bir kurguda tasarlanır. Bu nedenle tasarım, yükselmek yerine yayılan ve insan ölçeğine yaklaşan bir kurguda gelişir. Bu doğrultuda farklı kotlarda kentle ilişki kuran 4 farklı bağ mekân oluşur; kent balkonları, kent amfileri, kent sahneler ve iç sokaklar. Bu bağlamda tasarımda yarı açık olan bu alanların maksimizasyonu ile SGKM, Selçuk yerleşiminin iklimsel koşullarına uyumlu kültürel bir jeneratör olarak kullanıcılarla buluşur.

Kent Balkonları/ Kent amfileri/Kent Sahneleri ve İç sokaklar

Proje boşluklar üzerinden şekillenir. Bu noktada hali hazırda yer alan ağaçlar tasamın birincil açık alan/boşluk kurgusunun belirleyicisi olmuştur. Bu alanda yaratılan ilk sokak, “Gençlik Sokağı”, meydanlaşarak amfi ile birleşir ve Kubilay caddesini Tören Alanına bağlar. Yaratılan sokak, yaya geçişine olanak sağlarken, kamusal sahne ve amfi ile canlanır. Amfi kamusal sahne ve kent balkonun arasında bir bağ niteliğindedir. Kent balkonu üzerinde yer alan tiyatro ve dans atölyeleri kamusal alanı canlandırır. Atölyelerde yer alan aktiviteler kent balkonundan kamusal sahneye taşarak, kentlilerle birleşir. Dolayısı ile açık amfi ve kamusal sahne sadece mekânsal değil aynı zamanda, sosyal bir bağ niteliğindedir.

Tasarlanan ikinci sokak, Kültür Sokağıdır. Bu sokak Eşref Arna Caddesi’nden yayaları fuaye ve serginin yer aldığı yapı içine taşır ve sergi alanı ile bütünleşerek kültürel aktiviteyi destekler.

Açık hava sineması -4.50 kotuna yerleştirilmiştir. Sinemanın amfisi gün içinde restoranlar ve sinemalar ile bütünleşerek canlanır. Bu amfi, bir kamusal yüzey olarak sinemalar ve alt fuayeyi restoranlarla birleştirir.

Restoranların mutfakları -4.50 kotunda yer alır ve servis asansörü ile kış bahçeleri ve üst balkonlara yemek servisi sağlanır. Bu şekilde ticari kullanım farklı kotlara taşınarak kent balkonlarına canlılık kazandırır. Restoranların üst balkonları amfileştirilerek, açık hava sineması amfisi ile bütünleşir. Teraslanan bu platformlar, açık hava amfisinin uzantısı olarak, yemek yerken sinema seyrine olanak sağlayan yenilikçi ve cazip mekânlara dönüşür.

MİMARİ TASARIM KURGUSU

Yapının kurgusu yarı- açık alanlar ekseninde şekillenirken işlevsel süreklilik gözetilmiştir. Bu kurgu doğrultusunda, ana hacimden ayrılan restoranların zemin kotunda ticari kullanıma olanak sağlayacak şekilde, işlek caddeler üzerinde konumlanması ve iç avludan beslenirken, ticari kullanımın kamusal mekâna canlılık kazandırması hedeflenmiştir.

Programda yer alan sinema, gösteri salonu,  ofisler ve atölyeler tek bir kütlede yer alırken, restoranlar bodrum katlarında ana kütleye erişim sağlamak suretiyle zemin kotunda farklı kütleler olarak planlanmıştır. Performans üretim ve gösterim alanlarının birlikteliği işlevsel sürekliliği sağlar. Bu noktada sanat sokağının bir uzantısı olan fuayenin, kademeli yapısı (alt ve üst fuaye)  ofisler, sinemalar, atölyeler ve gösteri salonu arasında mekânsal bir bağ  oluşturmasını destekler. Ana fuaye sinema fuayesi ile birleşerek, -4.50 kotundan kullanıcıları açık hava sinemasına taşır.

Mimari kurgu, sinema ve restoranların ticari fonksiyonlar olarak, performans alanlarından ayrışmasına da olanak sağlar. Sinema ve restoranlar gösteri salonu, idari ofisler ve atölyelerin kullanılmadığı saatlerde de işlemeye devam eder. Sinema fuayesi istendiği zaman seksiyonel kapı ile kapatılarak ticari işlevini merkezden bağımsız sürdürebilir.

Gösteri salonuna, 0.00 ve birinci bodrum -4.50 kotundan ulaşılır. Salonun her kotuna engelli erişimi mümkündür. Salonun güney doğu cephesinde yer alan acil çıkış koridoru, açık hava sinemasına ikincil bir bağ niteliğindedir. Bu koridor engelli çıkışına, sanatçı girişine ve yaya erişimine olanak sağlar.

Yapının zemin kotunda kompakt olmama hali, kamusal kullanımlara ve akışa olanak sağlarken, açık-yarı açık kullanımları desteklemektedir.

Önerilen yapının açık mekânla olan ilişkisi bir dizi yüzey stratejisi ve farklı kotlarda çözümlenen kademeli bir kurgu dâhilinde ele alınır. Tasarım yapı parseli üzerinde yer alan ağaçlar üzerinden şekillenir. Yapı ölçeğinde farklı kotlarda kurgulanan sahneler, iç sokaklar ve kent balkonları ile ağaçların yarattığı kamusal alan akışı, yaya sirkülasyonunu destekler niteliktedir. Söz konusu sürekli kurgu içinde boşluklar, kent balkonları, sahneler ve meydanlar ekolojik tasarım parametreleri doğrultusunda enerji etkin bir peyzaj karakterinin gelişimini destekler. Yapı parseli içinde ağaçların yoğun olarak yer aldığı alan, yapısal ve yumuşak yüzeylerin işlevsel anlamda bir arada kullanımını içeren girift bir yüzeyi tanımlarken kamusal sürekliliğe ve akışa olanak sağlar. Doku içerisinde yer alan yumuşak yüzeyler,  suyun korunumu ve geri kazanımını olanaklı hale getiren ve kendi içinde hiyerarşik bir sisteme sahip olan, enerji korunumu ve mikroklimatik ortamların oluşumuna hizmet eden “yeşil hücreler” olarak tasarlanmıştır. Açık hava sineması ve kamusal sahne bekleme, dinlenme, buluşma gibi açık alan kullanımlarına olanak sağlayan donatıları ve mekânsal kurguyu içerir.

 

YAPIM SİSTEMLERİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

SGKM’nin tasarımında yapım sistemleri, işlev, verimlilik, estetik ve fizibilite ilkeleri ekseninde teknolojik bir bütünlük içinde tasarlanmıştır. Betonarme olan yapı strüktürü, cephelerde akıllı sistemler ve çelik konstrüksyonla desteklenerek, teknoloji odaklı bir tasarım yaklaşımı sunar.

Yapı bulunduğu bölgenin ılıman iklim koşullarını gözeten yarı açık- açık kamusal kullanımları destekler. Araziye parçalı olarak yerleştirilen kütleler farklı kullanımlara olanak sağlayan mekânların pasif olarak havalandırmasını sağlar. Özellikle fuaye boşluğunu barındıran, iç sokakla birleşen sanat koridoru, açılabilen akıllı cephe sistemi ile yapının doğal olarak havalandırılmasına imkan verir. Bu şeffaf kütlenin çatısında yer alan fotovoltaik güneş panelleri yapının aydınlatması için elektrik ihtiyacını destekler niteliktedir.

Kültür ve Gençlik Merkezinin cephesinde yer alan paneller, açılıp kapanabilen esnek kullanıma sahiptir.  Paneller seminer odaları, restoranlar, ofisler ve atölyelerde ışık geçiriminin istenmediği hallerde karanlık ortam oluşumuna olanak sağlar.

 Yapının çatısında, meydan ve amfilerde biriken yağmur suyunun yapının çekirdeklerinde yer alan şaftlardan su depolarına toplanması sağlanmıştır. Bu sistem ile biriktirilen su filtrelenerek temiz su olarak kullanılacaktır. Gri su ise depolanarak tuvaletlerde kullanılacaktır.

Pasif havalandırma, doğal aydınlatma, yüzey suyu kullanımı, güneş enerjisinden yararlanma gibi yapım sistemleri ile yapının karbon izinin (ecological footprint) düşük tutulması amaçlanmaktadır.

Yapının parçalı kütlesi kamusal geçiş ve kullanımlara olanak sağlarken,  yarı açık alanlar farklı iklim koşullarında kullanımları destekler. Yapı boşluklu hali ve yarı açık alanlarda yaratılan örtü sistemleri ile tektonik bir landmarka dönüşmektedir. Bu kurgu doğrultusunda sosyal ve fiziksel olarak süründürülebilir, Kültür ve Gençlik Merkez’inin, Selçuk’a kazandırılması planlanmıştır.

Please reload

  • OKTAA
  • OKTAAtolye
  • OKTA ATOLYE